web analytics

Doğu Akdeniz’in en uzun kıyı şeridine sahip bir kıta devletidir ”MAVİ VATAN.!”

Yayınlama: 14.05.2026
A+
A-

Ege ve Doğu Akdeniz’de “Deniz Sevr’i” Dönemi Kapandı: Mavi Vatan’da Sahaya iniyoruz.

İsrail, Yunanistan üzerinden Türkiye’yi tehdit ederek ABD aracılığı ilede ada’yı silahlandırıyor. ABD ve AB ise özellikle Fransa Yunanistan’a Türkiye’ye karşı arkandayız mesajı veriyor.

Geçen yıl israil basınından aldığım bir yazı vardı, yazı her ne kadar propaganda amaçlı olsada, yazarın Mossad’ın birer enformasyon tuşu olduğunu anlamamla kayıt ederek arşivledim.Bugün ise ne anlama geldiğini daha iyi anladım ve sizlerle paylaşmak istiyorum.

30 Temmuz 2025’te, İsrail’de Başbakan Netanyahu’ya yakınlığıyla bilinen sağcı milliyetçi bir gazete olan İsrail #Hayomgazetesi, İsrail Havacılık ve Uzay Sanayileri Başkan Yardımcısı ve Analisti Şeyh Gal’in ” Kuzey Kıbrıs artık İsrail’in stratejik sorunu, askeri bir operasyon planlanmalı ” başlıklı bir makalesini yayınladı. Makale, mevcut hükümetin Türkiye’ye bakış açısını özetliyor. Yazara göre, İsrail, Güney Kıbrıs ve Yunanistan ile birlikte, kendisine tehdit oluşturacak olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Türk askeri varlığını ortadan kaldırmalı ve adanın kuzey kesimini özgürleştirmelidir diyor.! (Burada bir not düşelim son aylarda adanın iki kesiminden de yani RUM ve TÜRK taraflarından israil’liler resmi olarak 2.434 km alan satın almışlardır)

Makale, teorik bir askeri senaryonun ötesinde, açık bir tehdit ve mesaj dilinde yazılmış. İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi adına ABD ve AB’nin jeopolitiğine hizmet edecek şekilde yürütülen bir tür durum değerlendirmesine dair ipuçları da veriyor. Makale, adadaki Türk askeri varlığının gelecekte İsrail için bir tehdit oluşturabileceğini ve bu tehdidin ortadan kaldırılacağını varsaymasına rağmen, hem Türk hem de yabancı kamuoyuna verilmek istenen temel algı, Doğu Akdeniz’deki Mavi Vatan’ın jeopolitiğine meydan okumaktır. Metni yalnızca İsrail tarafından yazılmış gibi okumak yanlış olur.Çünkü adanın toplam yüzölçümü 9.251 km dir.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY): Yaklaşık 5.509 \km
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC): Yaklaşık 3.355
Birleşik Krallık Askerî Üsleri (Dikelya ve Ağrotur): 256
Birleşmiş Milletler Ara Bölgesi (Yeşil Hat): Yaklaşık 244

“Gri bölge” denilerek geçiştirilen, ancak hukuken Türkiye’nin tapulu malı olan 152 ada, adacık ve kayalık üzerindeki belirsizlik, Ankara’nın stratejik sabrını sonuna getirdi. Kurban Bayramı sonrası için konuşulan yeni kanun hazırlığı, sadece bir bürokratik adım değil; Türkiye’nin Anadolu’yu denizden koparmayı hedefleyen kuşatma stratejilerine karşı çektiği bir settir.

Günümüzde, başta Yunan ve İsrail çevreleri olmak üzere, Mavi Vatan doktrinine yönelik saldırıların dozajı artıyor. Ancak mesele sadece Türkiye’nin haklarını savunması değil; asıl mesele, Doğu Akdeniz’in en uzun kıyı şeridine sahip bir kıta devletini, AB, ABD ve İsrail destekli maksimalist haritalarla dar kıyı sularına hapsetme girişimidir. Bakın Yunanistan bu adaları kullanmıyor korkusundan bir yatırımda yapamıyor ama silahlanma konusunda ABD’nin kullanması için verdi çünkü büyük doğalgaz yatakları var.! Ayrıca sınırımız olan Akdeniz’i kullanmamamızı isteyerek , bizi hapsetmek istiyorlar.

Sevilla Haritası, Türkiye’yi bir avuç küçük adanın arkasına hapsetmek için tasarlanmış olan Sevilla Haritası, uluslararası bir hukuk belgesi değil, siyasi amaçlı bir akademik hayal metinidir. Hiçbir ciddi denizcilik stratejisti veya hukuk uzmanı, Türk anakarasından sadece birkaç mil ötedeki küçük adaların, 1000 milden fazla uzanan bir kıyı şeridini hapsedebilecek devasa deniz bölgeleri oluşturabileceğini inandırıcı bir şekilde açıklayamaz.

Coğrafya ve Hakkaniyet: Coğrafi gerçeklik ve denizcilik hukuku bu saçmalığı desteklemiyor. AB bile, maksimalist iddiaları sağduyuya aykırı olduğu için bu haritayı resmi olarak yasal bağlayıcılıkta kabul edememiştir ama söz konusu Türkiye olduğu için her fırsatta bir tehdit ve engel kartı olarak kullanmıştır.

Türkiye’ye “hukuk” dersi verenler; antlaşmaları ihlal eden Doğu Ege adalarının silahlandırılmasına ve Kıbrıs Türklerinin haklarının gasp edilmesine karşı kör ve sağırdır.
ABD Türkiye’ye S400 alma derken diğer yandan Yunanistan’a S300’leri alması için izin veriyor hatta yakın zamanda Türk F-16’larını hedef kitleyerek tahrik etmişti. Türk makamlarıda buna karşılık Yunanistan’ın bunu tehdit olarak yaptığını belirtmişlerdi.

152 Ada ve Gelecek Projeksiyonu
Lozan ve Paris Antlaşmaları’nın satır aralarına gizlenen, ismi zikredilmediği halde “oldu-bitti” ile üzerine çökülen bu 152 oluşum, artık Yunanistan’ın yayılmacılığına kurban edilemez. Jeopolitik tecrübe bize şunu söyler: Masa başında teslim edilmeyen hak, sahada ilan edilmedikçe gasp edilmeye mahkumdur.

Türkiye, Doğu Akdeniz’de bir “deniz Sevr’i” dayatmasıyla karşı karşıyadır. Ancak bilinmelidir ki; propaganda çalışmaları Türkiye’nin kıta sahanlığı gerçeklerini ve meşru güvenlik çıkarlarını silemez. Türkiye “Akdeniz’i talep etmiyor”; Türkiye, enerji güvenliğini, deniz erişimini ve stratejik derinliğini korumak için hayatta kalma mücadelesi veriyor.

Son iki haftadır İsrail basını, ABD başkanı Trump’ın politikalarını ciddi ve sert şekilde eleştiriyor çünkü israil, ABD’nin vaadini gerçekleştiremediğini iddia ederek ihanet’e uğradığını ifade ediyorlar. İran’ı dört’de bölerek Irak benzeri bir kaostan çıkan düzen ile kontrol edeceklerdi ve tüm gücünü AKDENİZ’e çevirecekti.

Sudan’da israil’in ibrahim anlaşmasını bozan yine Türkiye oldu şuan iç savaş’ı bitirmek için Türkiye öncülüğünde görüşmeler yapılıyor.!

Bu arada garip bir olay yaşandı. Almanya savunma bakanlığına bağlı bazı yetkililer yakın tarih’te Türkiye’yi ziyaret ederek, Türkiye’nin ürettiği TAYFUN adlı silahı alma taleplerinde bulunduğu haberi sızdırıldı.Aynı şekilde İspanya’da konu hakkında bazı girişimleri olduğunu belirtti. Suudi Arabistan ise silah savunma konusunda Türkiye’ye ortalık teklif etti.Bunları anlatırken kaynaklarını şimdilik paylaşmayacağım ama zaten kamuoyunu takip edenler bu sıcak girişimleri tahmin edebileceğini düşünüyorum.

Bu yönde İsrail basınını takip ettiğinizde şöyle bir durum yaşandığını, özellikle son günlerdeki İsrail’in Türkiye’ye karşı yumuşadığını görüyoruz. Bu yumuşamanın altında aslında İsrail’in yaptığı planlara Türkiye’nin dünya’nın her yerinde engel olması, olamadığı yerde tabiri caizse taş koymasıdır.!

Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.