
https://www.facebook.com/share/v/18Kq3Cvgeh
Olayların merkezinde yer alan Türkü Avcı isimli şahsın, İsrail medyasına verdiği demeçlerde açıkça Siyonist olduğunu beyan etmesi ve İsrail politikalarını savunması büyük tepki toplamıştı. Ancak asıl tartışma, Avcı’nın kendisine yönelik eleştirileri Congar Hukuk Bürosu aracılığıyla yargıya taşımasıyla başladı. Sosyal medya kullanıcıları, ifade özgürlüğü kapsamında yaptıkları eleştirilerin devasa tazminat davalarıyla bastırılmaya çalışıldığını iddia ediyor.
Bugünkü konuğumuz olan sosyal medya kullanıcısı Han Öz, yaşadığı süreci ve maruz kaldığı hukuki baskıyı şu sözlerle deşifre etti:
“Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘İsrail terörist bir devlettir’ söylemiyle aynı paralelde yaptığım paylaşımlar nedeniyle hedef alındım. Congar Hukuk Bürosu’nu araştırdığımda, sahibi Hikmet Cem Congar’ın masonik bağlantıları olduğu iddiasıyla karşılaştım. Bu yapı, şahsıma 5 milyon TL gibi astronomik bir tazminat davası açarak beni ve benim gibi düşünenleri susturmayı hedefliyor.”
Han Öz’ün açıklamaları, Türkiye içindeki Masonik yapılar ile Siyonist unsurların bir işbirliği içinde olduğu şüphesini güçlendiriyor. İddiaya göre; bir yandan Siyonizm propagandası yapılırken, diğer yandan bu duruma tepki gösteren Türk vatandaşları, “yargı tacizi” ve yüksek meblağlı davalarla ekonomik ve psikolojik olarak çökertilmek isteniyor.
Kamuoyu şimdi şu soruyu soruyor: Türkiye Cumhuriyeti’nin yargı sistemi, Siyonist savunucuların ve Masonik yapıların bir “korkutma ve sindirme politikası” aracı haline mi getirilmek isteniyor?
Editör: Bünyamin Erdemir
Araştırma: İdea ve Verilab Araştırma Merkezi