
Arjantin’in güneyindeki Patagonya bölgesinde kaydedilen tuhaf uydu görüntüleri, uluslararası bir tartışmanın fitilini ateşledi. ABD’li üst düzey danışmanların iddiaları ve Arjantinli gazetecilerin “can güvenliği” uyarılarıyla birleşen olay, gözleri yeniden bölgedeki “ikinci İsrail” iddialarına çevirdi.
BUENOS AIRES / ÖZEL HABER – Google Maps üzerinden alınan ve Arjantin’in Tierra del Fuego bölgesini gösteren koordinatlarda (55°32’40.6″S 69°15’58.1″W) rastlanan simetrik şekiller, sosyal medyada ve uluslararası kulislerde büyük yankı uyandırdı. Namaz seccadelerindeki desenleri andıran bu görüntülerin sadece belirli harita uygulamalarında görünmesi, “yapay müdahale” iddialarını güçlendiriyor.

Olay, ABD Başkanı Donald Trump’ın danışmanlarından Luis Rodolfo Quinonez ile yapılan bir röportaj sırasında gündeme gelen “Siyonistlerin Patagonya planı” iddialarıyla eş zamanlı olarak patlak verdi. Bölgedeki gelişmeleri takip eden Arjantinli bir gazetecinin, can güvenliği endişesiyle Türkiye’den vatandaşlık talep ederek yaptığı açıklamalar, meselenin sadece coğrafi bir oluşum olmadığını öne sürüyor.
Patagonya, komplo teorisyenleri ve bazı tarihçiler tarafından 1892’den bu yana Siyonist yapılanmaların hedefindeki bölge olarak nitelendiriliyor. Bölgenin stratejik konumu ve doğal kaynakları, “7. GERÇEK” adlı belgesel çalışmasına da konu olurken, son ortaya çıkan görüntülerin bu gizli ajandanın bir parçası olup olmadığı tartışılıyor.
Uzmanlar, görüntülerdeki simetriyi “Pareidolia” (beynin rastgele şekilleri tanıdık nesnelere benzetme eğilimi) veya uydu fotoğraflarının birleştirilmesi sırasında oluşan dijital hatalar olarak tanımlasa da, meraklıları ikna olmuş değil. Özellikle görüntülerin Apple Haritalar’da bulunmayıp sadece Google Maps’te yer alması, “bilinçli bir işaretleme mi yapıldı?” sorusunu akıllara getiriyor.
Görüntülerin merkezinde yer alan kaya ve buz oluşumlarının doğal yollarla (rüzgar, yağmur vb.) bu kadar keskin ve simetrik bir forma kavuşamayacağı savunuluyor. Gizemli koordinatlar dünya çapında binlerce kullanıcı tarafından incelenirken, bölgedeki “can güvenliği” ve “siyasi sığınma” talepleri, dosyanın önümüzdeki günlerde daha da ısınacağını gösteriyor.